25.01.2009 TİRADLAR Yorum yok

Eşek Arıları

Oyunun Adı: Eşek Arıları

Yazan: Aristophanes

Çeviren: Sabahattin Eyüboğlu

YARGIÇLAR –   Her girişten ve önsözden önce

Şurasını belirtmek zorundayım ki

Bizim egemenliğimiz bütün egemenliklerin üstündedir.

Yaşadığımız çağda hangi mutluluk

Bir yargıcın mutluluğundan daha mutludur?

Hangi yaratık ondan daha keyifli yaşar?

Hangi yaratıktan korkulur, ondan daha çok?

Kocamış, beli bükülmüş olduğu halde?

Ben daha yatağımdan kalkmadan

Bir sürü insan bekleşir mahkeme kapılarında.

Anlı şanlı adamlarda vardır aralarında.

Yanlarından geçerken, hemen yapışır elime

Başlar yalvarıp yakarmaya:

“Gel etme, acı bana, yargıç baba;

Senin başına da gelmiştir bu işler

Orduda ya da başka bir işte

Sen de birkaç para aşırmışsındır elbet

Arkadaşlara yiyecek alırken pazardan.”

Kim yalvarırdı bana böyle, yargıç olmasam?

Bunlarla öfkem biraz yatışır,

Ama dışarıda verdiğim sözleri tutmam içeride.

Suçlular türlü diller dökmek zorundadırlar

Pençemden kurtulabilmek için.

Bir yargıçtan çok kime dalkavukluk edilir?

Kimi fakirliğini anlata anlata bitiremez.

Kimi Ezop masalları anlatır.

Kimi beni güldürüp öfkemi yatıştırmak için

Soytarılık, maskaralıklar yapar.

Bütün bunlar işe yaramadı mı

Kimi de tutar kız erkek çocuklarının elinden

Getirir hepsini mahkemeye.

Çocuklar boynunu büküp ağlar önünde;

Sonra baba, çocukları adına yalvarır bana

Bir Tanrıdan günahların bağışlanmasını ister gibi.

“Kuzuların sesini seversen,

Bu oğlancığın sesi de dokunur sana” der.

Dişi domuz yavrularını seversem

O zaman da kız çocuklarını ağlatır.

Biz de bir azıcık gevşetiriz artık

Öfkemizin gergin tellerini.

Az güç müdür bu? Para nedir bunun yanında?

Yorum yok “Eşek Arıları”

Yorum yazabilirsiniz...